son zamanlarda TV programlarında yayımlanan müzik yarışma proğramlarındaki yarışmacı ve jüri arasındaki ilişki yorumlanmaya değer doğrusu. yarışmalar izleyende ilk izlenim olarak sanki yarışan jüri izlenimi doğurmakta evvela. yarışmacıların her defasında sabır taşlarının sağlamlığı ölçülmekte ve jürinin sağlam duvarına toslamakta her defasında. bu durum aslında halktan eksi oy almasına rağmen... aslında jürinin böyle şeylere hiç ihtiyacının olmadığı, o zaten zirvede olduğu, sizi kıramayıp buraya geldiği de sık sık vurgulanmakta... oraya gelmekle yarışmacı zaten bu tür hitaplara açık olmalı ve bu piyasada yer arıyorsa bunun karşısında pişkin olmalı... ve duygusal jüri üyelerinin gözyaşları içinde şöhretin ateşten gömlek olduğu anlatılmakta. ama vazgeçilemez bundan bi girildimi bu yola... KPSS den alımlarda da mülakatın getirdiği durum bundan farklı değil. ayak üstü bir iki soruyla puanlanan aday şok puanlarla karşılaşmakta itirazlar da "başarısızdır" ibaresinin gölgesinde durmaktadır. son olarak Adalet Bakanlığının İKM (infaz koruma memuru) alımlarında ben bizzat yaşadım bunu. şu an itirazıma cevap bekliyorum.sorulaN soruya doğru cevap vermeme rağmen 40 puan almamın açıklamasını istemiştim. kendimi komisyonun karşısında ses yarışmacısı gibi hissetiğim için ilişkilendirdim konuyu. ilgili arkadaşlarla bu konuda bir gündem oluşturmak istedim.
|
• 2007-08-12 03:09:04 - ..